Yokuştan
inmeden sağa saptığımda kendimi büyük bir meydanın içinde buluyorum. Meydanın ortasında bir gök kuşağı altında
beraber meşale tutan iki adam Ukrayna ve Rus milletlerinin kardeşliğini simgeliyor
ama gerçekte böyle bir kardeşlikten söz etmek mümkün değil. Ukrayna
Rusya gibi doğal kaynaklar açısından zenginliğe sahip değil. Ukrayna’nın daha
çok tarım ağırlıklı bir ekonomisi var, tarım milleti olduklarını bayraklarına
da yansıtmışlar, bayraklarında mavi göğü, sarı buğdayı simgelemekte.
7 Haziran 2014 Cumartesi
Kiev izlenimleri:Pecherska Lavra'dan Mariinskiy Sarayı'na
Hava
kararmaya başlayınca nehir kenarına demir atmış teknelerin birine atlayıp
Dnipro nehri boyunca kısa bir gezinti yapıyorum. Metro köprüsünü geçince
Pecherska Lavra, nam-ı diğer Azizler Şehrine varıyorum.
Geçmişi 11. yüzyıla
dayanan Pecherska Lavra irili ufaklı birçok kilise ve mimari yapıdan oluşan mağaralar
manastırından oluşuyor, ayrıca Guinness Rekorlar kitabına girmiş Mykola Syadristy’in
birçok eserini barındıran Mikro Minyatür Müzesi de burada yer almakta.
21 Mayıs 2014 Çarşamba
Yunanistan izlenimleri: Atina-Monastiraki'den Gazi’ye
Uzun
bir yolculuğun ardından Atina’ya varmam ikindiyi buluyor, şehrin girişindeki
kapanan fabrikalardan ekonomik krizin etkileri gözler önüne seriliyor. Metaxourgeio’daki
otelime eşyalarımı bıraktıktan sonra metroya atlayıp Monastiraki’ye uzanıyorum.
Yunanistan izlenimleri: Atina- Akropolis’den Sintagma Meydanı'na
Yunanistan izlenimleri: Kalambaka’dan Selanik'e
Ertesi
sabah erkenden kalkıp Atina’dan Selanik’e doğru yola koyuluyorum. Yol uzun
olduğundan manastırlarıyla ünlü Kalambaka’da bir mola veriyorum. Bu kasabada Kapadokya’daki
peribacalarını andıran bir doğa mucizesiyle karşılaşıyorum. Kayaların üstündeki
manastırlar olağanüstü bir ambiyansa sahip. Tepelerden kasaba merkezine inip
bir şeyler atıştırmak istiyorum.
Yunanistan izlenimleri: 19 Mayısta Atatürk'ün evine ziyaret
Bir
bahar günü Yunanistan’da olmak güzel, memleketim Selanik’te olmak çok daha
güzel, 19 Mayısta burada olup da Atatürk’ün evini ziyaret ediyor olmak ise
bambaşka bir mutluluk!Agios
Dimitrios sokağında bir dükkâna girip evin nerde olduğunu soruyorum, Yunanlı
önce anlamıyor sonra ’İlerde sağda polislerin durduğu yerde’ diyor. Kentin
hiçbir yerinde polisle karşılaşmazken bir manga polis evin etrafında bekliyor.
Yunanistan izlenimleri: Selanik
Kente
girer girmez uzun bir kordon, kordonun arkasında ise tüm endamıyla Beyaz Kule
yükseliyor. Kanuni Sultan Süleyman zamanında inşa edilen bu kule, Birinci
Balkan Savaşı’nın sonunda bu topraklar kaybedilince; sembolik bir vaftiz
işleminden geçerek beyaza boyanmış ve “Beyaz Kule” olarak anılmaya başlanmış.
14 Nisan 2014 Pazartesi
Tuna'nın kraliçesi Budapeşte: Vaci Ut’tan Kalvin Ter’e
Kısa bir yürüyüşün
ardından Budapeşte’nin İstiklal Caddesi Vaci Ut’tayım. Restoranların,
mağazaların birbiri ardına dizildiği bu caddeyi bir uçtan diğer uca kat etmek
başlı başında bir deneyim.
Macaristan Avrupa
Birliği’ne girmesine rağmen ekonomisi pek düzlüğe çıkamamış. Hayatı
pahalandıracağı düşüncesiyle Avro kullanmıyorlar; hâlen para birimi Forint
(HUF) geçiyor. Geçmişin ihtişamlı izlerini taşıyan Parisi Udvar binasının
önünde yatan evsizler ülkenin ekonomisini gözler önüne seriyor.
Tuna'nın kraliçesi Budapeşte: Zincir Köprü'den Kossuth Lajos’e
Tuna’nın geçtiği
birçok kent var ama bunların hiçbiri Tuna’nın güzelliğini Budapeşte gibi
yansıtmıyor. Nükleer enerji kullanan Macaristan’da enerji ucuz. Hava kararmaya
başlayınca Tuna kıyısı mükemmel bir şekilde aydınlatılıyor. Karşımda Zincir Köprü, sağımda Buda Kalesi
solumda Parlamento binası, Budapeşte
akşamları doyumsuz manzara vaat ediyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








