gezi rehberi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi rehberi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2016 Cumartesi

Eski Şehir Meydanı:Masallar kenti Prag (3/7)

Arnavut kaldırımlı, esrarengiz dar sokaklar arasından; birçok kanlı sahnenin yaşandığı sayısız siyasi iktidarın yükselişine ve çöküşüne tanıklık etmiş bir Staroměstské Náměstí’ye (Eski Şehir Meydanı) varıyorum.
 
Staroměstské Náměstí sandıkta unutulmuş yüzyıllar öncesine ait bir kartpostal gibi, meydandaki turist kalabalığı ise sanki yıllar önce oynamış bir film karesine giren yeni oyuncular. Kimisi meydandaki faytonlara binip şehri keşfe çıkarken, diğerleri Staroměstské Náměstí’nin büyüsüne kapılmış, keyifli saatler geçiriyor.

Mala Strana'dan Karel köprüsüne: Masallar kenti Prag (2/7)

Eski Kale merdivenlerinden Mala Strana’ya iniyorum. Mala Strana nam-ı diğer küçük mahalle’nin sokaklarında dolaşırken pek çok sanata aynı anda şahitlik ediyorsunuz. Bir yanda gotik mimarinin ezici ağırbaşlı duruşu, diğer yanda rokokonun renkli ve sevimli evleri; bir tarafta da barok mimarinin gösterişli neşesi.

Prag Kalesi: Masallar kenti Prag (1/7)

Tepelere kurulmuş haşmetli şatoları, nehirlerin üzerine çökmüş gibi duran köprüleri, göğe doğru yükselen kiliseleriyle büyüleyici bir kent Prag, adeta bir masallar kenti. 

          Sisli bir sonbahar günü Prag’dayım. Şehrin ortasından geçen Vlatava nehrinin üstüne çökmüş sis günün ilk ışıklarıyla birlikte yavaş yavaş dağılıyor. Pus bu şehre çok yakışıyor, şehir bir masal gibi pusun arkasında kalıyor.

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Vasilyevski Adası: Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (9/14)

Saray meydanından Vasilyevski Adası’na doğru yola koyuluyorum. Petro’nun kenti kurarken karargâh merkezi olarak düşündüğü, Neva’nın taşkınlıklarını önleyemeyince bu fikrini hayata geçiremediği Vasilyevski Adası günümüzde de cazibesini koruyor.  Adaya adım atar atmaz iki Rostral sütun karşımda yükseliyor. Roman stilinde dekore edilmiş, geçmişte deniz feneri olarak kullanılmış, bu iki sutunun kenarlarına bezenmiş heykeller Rusya’nın dört büyük nehrini (Dinyeper, Volga, Volkov, Neva) simgelemekte.