Ertesi günkü ilk durağım Peter–Paul kalesi. 16. yüzyılda kenti korumak için inşa edilen bu kalesi; İsveç tehdidi ortadan kalktıktan sonra Çar ile fikir ayrılığına düşen birçok politikacı ve sanatçının hapsedildiği bir hapishaneye dönüşmüş. Bu kalenin hiç kuşkusuz en ünlü mahkûmu Dostoyevski olmuş. Kalenin içindeki çarların mezarların yer aldığı barok katedral görkemli iç mekânıyla tek kelimeyle büyüleyici.
rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Aralık 2020 Cuma
23 Haziran 2019 Pazar
Vladimirskaya'dan Yusupov Sarayına:Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (12/14)
Dostoyevski müzesinden sonra
Vladimirskaya kilisesini selamlayıp Fontanka nehrine varıyorum. Petersburg bir
kanallar ve köprüler şehri, 42 ada üzerine kurulu şehirde, adalar arasında
bağlantılar kanallarla ve kanalları bağlayan köprülerle sağlanıyor. Heykeller,
göz alıcı sokak lambaları, dökme demir işleriyle süslü köprüler arasında dans
eden kanallarda gezinirken şehir koca bir dejavuya dönüşüyor, birbirine
nerdeyse tıpa tıp benzeyen tarih kokan caddelerde kayboluyorsunuz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

