Saray meydanından Vasilyevski
Adası’na doğru yola koyuluyorum. Petro’nun kenti kurarken karargâh merkezi
olarak düşündüğü, Neva’nın taşkınlıklarını önleyemeyince bu fikrini hayata
geçiremediği Vasilyevski Adası günümüzde de cazibesini koruyor. Adaya adım atar atmaz iki Rostral sütun
karşımda yükseliyor. Roman stilinde dekore edilmiş, geçmişte deniz feneri
olarak kullanılmış, bu iki sutunun kenarlarına bezenmiş heykeller Rusya’nın
dört büyük nehrini (Dinyeper, Volga, Volkov, Neva) simgelemekte.
