Greenmarket’ten Broadway boyunca ilerleyerek Madison
Square’e ulaşıyorum. Meydandaki Flatiron Building nam-ı diğer ütü bina göz
kamaştırıyor. İnşasından sonra birçok kişinin yıkılacağı düşündüğü Flatiron
tuhaf mimarisiyle 23. caddedeki şiddetli rüzgârların kaynağı olmuş. Rüzgârdan ne çıkar demeyin zira işin matrak bir
tarafı var. Caddeden geçen hanımların eteklerini uçuşturan bu muzur rüzgâr halkta
kargaşaya neden olmuş, 23 skidoo deyimi hala
esprilere konu olmakta.
Madison Square üzerinden yükselen MetLife Tower (Metropolitan
Life Insurance Company Building) altın piramit çatısı ile kentin gece
siluetinin belirgin bir öğesi. Venedik St Mark Çan kulesinden esinlenerek yapılan
bu göz alıcı saat kulesi sönmeyen ışığıyla, şirketin sembolü olmuş. MetLife Tower’ın çaprazında ise zarif One
Madison Park binası yer almakta. İngiltere’deki Salisbury katedrali’nden
esinlenerek inşa edilen New York Life Insurance Company Building de meydandaki
bir diğer ilgi çekici yapı. Bir meydanda iki sigorta şirketi gökdeleni, sigorta
şirketleri ABD’de iyi para kazanıyor olsa gerek!







