Amsterdam’da tramvay ve metro ile her yere ulaşmak mümkün ama kent sakinleri için bisikletin yeri bambaşka. Dünyanın en düz kentlerinden birisi olan Amsterdam’ın caddelerinde bir milyonu aşkın bisikletli pedal çeviriyor. Kaldırımların sol tarafını bisikletlere ayırmış, bisikletli olmak bu kentte bir ayrıcalık. Bisikletler ne ışık dinliyor, ne yaya geçidi; son sürat gidiyorlar. Amsterdam’a yeni gelenlerin bu trafiğe alışması zaman alıyor.
14 Ocak 2021 Perşembe
Dam Meydanın'dan Centraal Station’a- Özgürlükler kenti Amsterdam (1/7)
Venedik’ten çok kanala, Paris’ten çok köprüye sahip olan “Kuzey’in incisi Amsterdam” ziyaretçilerine unutulmaz bir tatil vaat ediyor. Kenti sarmalayan kanallar yaşam sahnesinden roller dağıtıyor sanki insanlara, kanalların üzerindeki onlarca köprü ise yaşam sahnesinde karşılaşanları birbirine bağlıyor adeta.
‘Tanrı dünyayı yarattı, Hollandalılar da Hollanda’yı’ desek yanılmış olmayız; zira Amsterdam aslında yoktan var
edilmiş bir kent, topraklarının büyük kısmı deniz seviyesinin altında ve şehrin tamamına yakını doldurma. Hollanda’da birçok yerleşim biriminin ismi “baraj” anlamına gelen dam kelimesiyle bitiyor. Amsterdam keşfime Dam meydanıyla başlıyorum.
12 Aralık 2020 Cumartesi
Yaylalar Diyarı Karadeniz'den Batum'a
Yazın veda etmeye
başladı bir eylül günü Karadeniz’e doğru yola koyuluyorum. Gece yolculuğun
ardından Karadeniz’in ufak, sevimli kenti Sinop’ta uyanıyorum. Merkez nüfusu elli bini geçmeyen Sinop,
istatistiklere göre Türkiye’nin en mutlu insanların yaşadığı şehir. Kahvaltının
ardından ilk durağım şiirlere, türkülere konu olmuş Sinop Cezaevi.
11 Aralık 2020 Cuma
Peter–Paul kalesinden Petro’nun evine:Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (10/14)
Ertesi günkü ilk durağım Peter–Paul kalesi. 16. yüzyılda kenti korumak için inşa edilen bu kalesi; İsveç tehdidi ortadan kalktıktan sonra Çar ile fikir ayrılığına düşen birçok politikacı ve sanatçının hapsedildiği bir hapishaneye dönüşmüş. Bu kalenin hiç kuşkusuz en ünlü mahkûmu Dostoyevski olmuş. Kalenin içindeki çarların mezarların yer aldığı barok katedral görkemli iç mekânıyla tek kelimeyle büyüleyici.
8 Nisan 2020 Çarşamba
Belarus’un başkenti Minsk’e yolculuk
Bir yaz sabahı
Belarus’un başkenti Minsk’teyim. Kent merkezin on km uzağındaki otelimden
önündeki bir otobüse atlayıp şehri keşfe başlıyorum. Minsk’te toplu ulaşım
araçları Ukrayna gibi eski değil, duraklarda otobüslerin ne zaman gereğini
gösteren tabelalar var. Geniş bulvarları olan düzenli bir kent burası. Minsk
turistlik bir şehir değil. Kenti gezmek için yarım gün yeterli. Belarus Türk
vatandaşlarından vize istemiyor ama sağlık sigorta yaptırmak zorunlu.
Havalimanında kolaylıkla sigorta yaptırabiliyorsunuz.
1 nolu
otobüsle 15 dakikada kent merkezine gitmek mümkün. Otobüse atlayıp şehri keşfe
başlıyorum. Cadde boyu ilerlediğimde
solumda Minsk stadı, stadın az ilerisinde Zamok alışveriş merkezi yer alıyor.
Minsk’te Colins gibi Türk markaların olduğu birkaç alışveriş merkezi var,
giyecek fiyatları Türkiye’ye kıyasla pahalı.
Yolun devamında ise bir casino var. Kentte casinoların çok yaygın ve
birçoğunu Türkler işletiyor.
23 Haziran 2019 Pazar
St Petersburg'ta Dostayevski'nin izini sürüyorum: Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (11/14)
Herkesin sahip olmak istediği,
sahip olanların adını verecek kadar çok sevdikleri bir şehir burası. Kent I.
Dünya Savaşı ve Rus iç savaşında Petrograd, Sovyetler Birliği döneminde
Leningrad, Sovyetler Birliğin dağılmasıyla yeniden Saint Petersburg adını almış. Deli Petro’nun bir hayal ile
kurduğu Petersburg dünya edebiyatına kazandığı yazarlarla Rus edebiyatın kalesi
adeta. Pek çok sanatçının üzerine hayalleri süslediği bu kent Puşkin için
ihtişamın bir göstergesiydi, Dostayevski için ise yer altında yaşayanların,
ezilenlerin, onun deyimiyle insancıkların.
Vladimirskaya'dan Yusupov Sarayına:Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (12/14)
Dostoyevski müzesinden sonra
Vladimirskaya kilisesini selamlayıp Fontanka nehrine varıyorum. Petersburg bir
kanallar ve köprüler şehri, 42 ada üzerine kurulu şehirde, adalar arasında
bağlantılar kanallarla ve kanalları bağlayan köprülerle sağlanıyor. Heykeller,
göz alıcı sokak lambaları, dökme demir işleriyle süslü köprüler arasında dans
eden kanallarda gezinirken şehir koca bir dejavuya dönüşüyor, birbirine
nerdeyse tıpa tıp benzeyen tarih kokan caddelerde kayboluyorsunuz.
Petrohof’dan Smolny manastırına: Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (13/14)
Ertesi sabah Kışlık Sarayın
önündeki hidrofillerden birine atlayıp soluğu Peterhof’ta alıyorum. Petro’nun
Paris’i ziyaretinde hayran olduğu Versailles Sarayı’ndan esinlerenek inşa
ettiği bu yazlık saray kentin en güzel yerlerinden birisi, burasına bir
mühendislik harikası demek yanılmış olmayız.
23 Nisan 2019 Salı
Adriyatik in incisi Dubrovnik
Tertemiz denizi, yemyeşil doğası, Ortaçağ’dan miras
kalan tarihi dokusuyla Dubrovnik tatilcilerin yeni gözdesine dönüştü.
Bu yaz Ege Akdeniz’e gitmek yerine Dubrovnik’e gitmeye karar verdim. Amacım Adriyatik’in incisi olan bu kentte hem deniz keyfi çıkarmak hem de yeni bir kültür ile tanışmaktı. Tarihi kentin birkaç kilometre uzaklıktaki Lapad yarımadasındaki bir otele rezervasyon yaptırdım. Dolmuşlarla kısa bir sürede Eski Şehir’e (Old Town) ulaştım. Turuncu renkli çatıları saran şehrin surları 15 yüzyılda Osmanlı’ya karşı şehri savunmak için yapılmış, bu kentte sanki zaman durmuş, Ortaçağ’da gibiyim.
Bu yaz Ege Akdeniz’e gitmek yerine Dubrovnik’e gitmeye karar verdim. Amacım Adriyatik’in incisi olan bu kentte hem deniz keyfi çıkarmak hem de yeni bir kültür ile tanışmaktı. Tarihi kentin birkaç kilometre uzaklıktaki Lapad yarımadasındaki bir otele rezervasyon yaptırdım. Dolmuşlarla kısa bir sürede Eski Şehir’e (Old Town) ulaştım. Turuncu renkli çatıları saran şehrin surları 15 yüzyılda Osmanlı’ya karşı şehri savunmak için yapılmış, bu kentte sanki zaman durmuş, Ortaçağ’da gibiyim.
25 Eylül 2018 Salı
Benelüks’ün üç kentinde bir hafta
Bu
seferki Avrupa seferimde; bürokrasinin Kalesi Brüksel, kuzeyin masallar kenti Brugge, zenginlerin
meskeni Lüksemburg’e doğru uzandım.
Sabah erkenden Amsterdam’dan Benelüks turumun bir diğer durağı olan Brüksel’e hareket ediyorum. Brüksel’e bürokrasinin kalesi desek yanılmış olmayız zira Avrupa birliği ve Nato’nun merkezi bu kente yer alıyor. Birçok göçmenin yaşadığı Brüksel diğer Avrupa kentlerine kıyasla biraz sevimsiz bir kent.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








