15 Mart 2015 Pazar
Meraklı aşçının mutfak serüvenleri–1
7 Mart 2015 Cumartesi
Milano izlenimleri
Kısa Milano gezimde makul fiyata güzel yemek yenilecek birkaç mekânla karşılaştım.
Milano diğer İtalyan kentlerine kıyasla turizm açısından pek zengin bir kent değil. Gezilip görülecek yerler bir elin parmaklarını geçmiyor: Duomo kilisesi, Vittorio Emanuele Galerisi, La Scala, Sforzesco, Santa Maria delle Grazie. Turizmden çok sanayi şehri olan Milano’da hayatta bir o kadar pahalı.
Mükemmellik ayrıntılarda gizlidir –Terrine
Günümüzün modern rafine mutfağını etkilemiş en önemli gastronomi akımı Nouvelle Cuisine'nin temelleri 1970'li yıllara kadar uzanmakta. Burjuva mutfağının (Cuisine Bourgeoise) krema-bazlı ağır soslarına bir tepki olarak doğan; hafif ve sağlıklı yemekler amaçlayan, sos kalınlaştırıcı olarak un yerine sebze pürelerini ve nişastayı tercih eden, yenilikçilik ile yaratıcılığı ön plana alan bir mutfak devrimi ‘Nouvelle Cuisine’.
9 Ağustos 2014 Cumartesi
Vasilyevski Adası: Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (9/14)
Saray meydanından Vasilyevski
Adası’na doğru yola koyuluyorum. Petro’nun kenti kurarken karargâh merkezi
olarak düşündüğü, Neva’nın taşkınlıklarını önleyemeyince bu fikrini hayata
geçiremediği Vasilyevski Adası günümüzde de cazibesini koruyor. Adaya adım atar atmaz iki Rostral sütun
karşımda yükseliyor. Roman stilinde dekore edilmiş, geçmişte deniz feneri
olarak kullanılmış, bu iki sutunun kenarlarına bezenmiş heykeller Rusya’nın
dört büyük nehrini (Dinyeper, Volga, Volkov, Neva) simgelemekte.
Saray bölgesinde Rus yemekleri şöleni:Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (8/14)
Uzun bir yürüyüşün ardından yemek molasını tarihi bir restoranda vermek istiyorum. Adını Romanov hanedanlığının 300. yıldönümünden alan 1913 restoranı Rus mutfağı spesiyallerini keşfetmem için biçilmiş kaftan. Restoranı bulmak çok kolay, Aziz İsak Katedral’inden Vozneseky Caddesi’ne doğru yürüyün, kime sorsanız size 1913’ü gösterir. Klasik bir Ukrayna lezzeti olan soğuk Borsch çorbası ile başlıyorum.
Dekrabristler Meydanından Malaya Morskaya sokağına: Kuzeyin Venedik’i Saint Petersburg (7/14)
Letniy Sad’dan Neva boyunca ilerleyip Admiralty’i geçince Petro’nun ünlü bronz atının yer aldığı Dekrabristler Meydanı beni karşılıyor. Büyük Katerina’nın Büyük Petro’ya armağanı Falconet’in tasarımı olan bu heykele Ruslar büyük bir hayranlık besliyorlar. Hatta ünlü şair Puşkin ‘Bronz Süvari’ şiiriyle bu hayranlığını dizelere dökünce heykelin ününe ün katılmış.
Bu meydan içinde bir tezatı da barındırmakta. Petro’nun batıya bakarak atın ayaklarının altındaki yılanın başını ezdiği bronz atlı heykel çarlığın ilerlemeye olan azmini işaret ederken; meydan çarlık rejimine başkaldıran asilerin adını taşıyor. 1812’de Demir Çar lakaplı I. Nikolay’a karşı ayaklanan beş aydının idamı da burada gerçekleşmiş. Rus halkı aydınlarını unutmamış; idamlar aralık ayında (Rusçası dekabr) gerçekleştiğinden meydana Dekrabristler Meydanı ismini vermişler.
Bu meydan içinde bir tezatı da barındırmakta. Petro’nun batıya bakarak atın ayaklarının altındaki yılanın başını ezdiği bronz atlı heykel çarlığın ilerlemeye olan azmini işaret ederken; meydan çarlık rejimine başkaldıran asilerin adını taşıyor. 1812’de Demir Çar lakaplı I. Nikolay’a karşı ayaklanan beş aydının idamı da burada gerçekleşmiş. Rus halkı aydınlarını unutmamış; idamlar aralık ayında (Rusçası dekabr) gerçekleştiğinden meydana Dekrabristler Meydanı ismini vermişler.
6 Temmuz 2014 Pazar
Deribasovskaya'dan Potomkin merdivenlerine:Karadeniz’in incisi Odesa (1/2)
Geçen seneki Ukrayna izlenimlerimi “iç savaşın bitip
barış dolu günlerin gelmesi” ümidiyle kaleme aldım.
Karadeniz
kıyısındaki sevimli liman kenti Odessa kumsalları ve hareketli gece hayatıyla
turistlerin yeni gözdesi oldu. Bu ilginç şehri keşfetmek için rotamı, 2013’ün
yaz aylarında, Odessa’ya çevirdim. Kavurucu sıcakların yaşandığı bir Haziran
günü sabahın ilk ışıklarıyla Karadeniz’in incisi Odessa’ya doğru yola koyuldum.
Arcadia Beach'ten Opera'ya: Karadeniz’in incisi Odesa (2/2)
Odessa tarihi
bir kent olmasına karşın güzel plajlarıyla ve renkli gece hayatıyla deniz – kum
- güneş tatili yapmak isteyenlere daha çok hitap eden bir kent. Kısa şehir
turunun ardından Odessa’nın en ünlü plajı Arcadia Beach yakınlarındaki otelime
eşyaları bırakıp, Itaka kulübünün
plajına gidip gün batımına kadar deniz ve güneşin keyfini çıkarıyorum.
7 Haziran 2014 Cumartesi
Kiev izlenimleri:Khreschatyk'den Taras Shevchenko bulvarına
Geçen seneki Ukrayna
izlenimlerimi iç savaşın bitip barış dolu günlerin gelmesi ümidiyle kaleme
aldım.
Sabah
erkenden kalkıp Odessa’dan Kiev’e doğru yola koyuluyorum. Kiev’e vardığımda
güneşli hava kendini yağmura teslim ediyor. Bardaktan boşalırcasına bir yağmur
eşliğinde şehre giriyorum. Şansım yaver gidiyor da otele eşyaları bıraktıktan
sonra yağmur kesiliyor ve şehri keşfe başlıyorum.
Kiev’in
eğlenme kompleksi Arena City’i geçince kentin kalbinin attığı Khreschatyk’e
varıyorum. Arena City’i Özgürlük Meydanı Maidan’e bağlayan bu iki kilometrelik
caddede Ukraynalılar hafta sonu gezmekten büyük keyif alıyorlardı. Ne yazık ki
o günler mazide kaldı; zira Ukrayna’da bir süredir siyasi kargaşa, iç savaş hâkim.
Maidan’daki barış yerini gösterilere ve protestolara bırakmış durumda.
Kiev izlenimleri: Zoloti Vorota'dan Andrevksi Yokuşu'na
Taras Shevchenko’dan
yönümü kentin 11. Yüzyıldaki giriş kapısı Zoloti Vorota nam-ı diğer Altın
Kapı’ya çeviriyorum. Kiev’in kurucusu Yaroslav Madrd Mudri’nin Bizans
mimarisinden etkilenerek inşa ettirdiği bu kapı Unesco dünya mirası listesine dâhil
edilmiş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








