30 Mart 2015 Pazartesi

Meraklı aşçının mutfak serüvenleri–1

Meraklı aşçının mutfak serüvenleriYediklerimizin doğası ve etkileşimlerini belirleyen kimyasal ve fiziksel ilkeleri merak ediyor musunuz? Eğer cevabınız evetse, o zaman mutfağı bir laboratuar olarak gören Meraklı Aşçı ile Lezzet Kâşifi arasındaki sohbete kulak verin.

Paris’ten iki bistro

Le Baratin ve La Cerisaie Paris’in dokusunu hissedebileceğiniz iki gerçek bistro.
Yurtdışına gittiğimde ziyaret edeceğim restoranların seçimine özen gösteriyorum zira Tripadvisor, Zagat’ta kullanıcılardan çok yüksek puan alan restoranlarda hayal kırıklığı yaşanabiliyor. Bazı mütevazı mekânlar ise çok güzel yemekler yapsalar da salaş olduklarından Michelin’de yer almayabiliyorlar. Le Baratin’de böyle bir restoran.

15 Mart 2015 Pazar

Meraklı aşçının mutfak serüvenleri–1

Meraklı aşçının mutfak serüvenleriYediklerimizin doğası ve etkileşimlerini belirleyen kimyasal ve fiziksel ilkeleri merak ediyor musunuz? Eğer cevabınız evetse, o zaman mutfağı bir laboratuar olarak gören Meraklı Aşçı ile Lezzet Kâşifi arasındaki sohbete kulak verin.

7 Mart 2015 Cumartesi

Milano izlenimleri

Kısa Milano gezimde makul fiyata güzel yemek yenilecek birkaç mekânla karşılaştım.
Milano diğer İtalyan kentlerine kıyasla turizm açısından pek zengin bir kent değil.  Gezilip görülecek yerler bir elin parmaklarını geçmiyor: Duomo kilisesi, Vittorio Emanuele Galerisi, La Scala, Sforzesco, Santa Maria delle Grazie. Turizmden çok sanayi şehri olan Milano’da hayatta bir o kadar pahalı.

Mükemmellik ayrıntılarda gizlidir –Terrine

Mükemmellik ayrıntılarda gizlidir –TerrineMünih’in bohem semti Schwabing’deki Michelin yıldızlı Bistro Terrine, küçük porsiyonlarda sunduğu rafine yemeklerle Fransız yenilikçi mutfak akımı Nouvelle Cuisine’nin Almanya’daki en iyi temsilcilerinden kabul ediliyor.
Günümüzün modern rafine mutfağını etkilemiş en önemli gastronomi akımı Nouvelle Cuisine'nin temelleri 1970'li yıllara kadar uzanmakta. Burjuva mutfağının (Cuisine Bourgeoise) krema-bazlı ağır soslarına bir tepki olarak doğan; hafif ve sağlıklı yemekler amaçlayan, sos kalınlaştırıcı olarak un yerine sebze pürelerini ve nişastayı tercih eden, yenilikçilik ile yaratıcılığı ön plana alan bir mutfak devrimi ‘Nouvelle Cuisine’.

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Vasilyevski Adası: Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (9/14)

Saray meydanından Vasilyevski Adası’na doğru yola koyuluyorum. Petro’nun kenti kurarken karargâh merkezi olarak düşündüğü, Neva’nın taşkınlıklarını önleyemeyince bu fikrini hayata geçiremediği Vasilyevski Adası günümüzde de cazibesini koruyor.  Adaya adım atar atmaz iki Rostral sütun karşımda yükseliyor. Roman stilinde dekore edilmiş, geçmişte deniz feneri olarak kullanılmış, bu iki sutunun kenarlarına bezenmiş heykeller Rusya’nın dört büyük nehrini (Dinyeper, Volga, Volkov, Neva) simgelemekte.

Saray bölgesinde Rus yemekleri şöleni:Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (8/14)

Uzun bir yürüyüşün ardından yemek molasını tarihi bir restoranda vermek istiyorum. Adını Romanov hanedanlığının 300. yıldönümünden alan 1913 restoranı Rus mutfağı spesiyallerini keşfetmem için biçilmiş kaftan. Restoranı bulmak çok kolay, Aziz İsak Katedral’inden Vozneseky Caddesi’ne doğru yürüyün, kime sorsanız size 1913’ü gösterir. Klasik bir Ukrayna lezzeti olan soğuk Borsch çorbası ile başlıyorum.

Dekrabristler Meydanından Malaya Morskaya sokağına: Kuzeyin Venedik’i Saint Petersburg (7/14)

Letniy Sad’dan Neva boyunca ilerleyip Admiralty’i geçince Petro’nun ünlü bronz atının yer aldığı Dekrabristler Meydanı beni karşılıyor. Büyük Katerina’nın Büyük Petro’ya armağanı Falconet’in tasarımı olan bu heykele Ruslar büyük bir hayranlık besliyorlar. Hatta ünlü şair Puşkin ‘Bronz Süvari’ şiiriyle bu hayranlığını dizelere dökünce heykelin ününe ün katılmış.
 Bu meydan içinde bir tezatı da barındırmakta. Petro’nun batıya bakarak atın ayaklarının altındaki yılanın başını ezdiği bronz atlı heykel çarlığın ilerlemeye olan azmini işaret ederken; meydan çarlık rejimine başkaldıran asilerin adını taşıyor. 1812’de Demir Çar lakaplı I. Nikolay’a karşı ayaklanan beş aydının idamı da burada gerçekleşmiş. Rus halkı aydınlarını unutmamış; idamlar aralık ayında (Rusçası dekabr) gerçekleştiğinden meydana Dekrabristler Meydanı ismini vermişler.

6 Temmuz 2014 Pazar

Deribasovskaya'dan Potomkin merdivenlerine:Karadeniz’in incisi Odesa (1/2)

Geçen seneki Ukrayna izlenimlerimi “iç savaşın bitip barış dolu günlerin gelmesi” ümidiyle kaleme aldım.
Karadeniz kıyısındaki sevimli liman kenti Odessa kumsalları ve hareketli gece hayatıyla turistlerin yeni gözdesi oldu. Bu ilginç şehri keşfetmek için rotamı, 2013’ün yaz aylarında, Odessa’ya çevirdim. Kavurucu sıcakların yaşandığı bir Haziran günü sabahın ilk ışıklarıyla Karadeniz’in incisi Odessa’ya doğru yola koyuldum.

Arcadia Beach'ten Opera'ya: Karadeniz’in incisi Odesa (2/2)

Odessa tarihi bir kent olmasına karşın güzel plajlarıyla ve renkli gece hayatıyla deniz – kum - güneş tatili yapmak isteyenlere daha çok hitap eden bir kent. Kısa şehir turunun ardından Odessa’nın en ünlü plajı Arcadia Beach yakınlarındaki otelime eşyaları bırakıp, Itaka kulübünün plajına gidip gün batımına kadar deniz ve güneşin keyfini çıkarıyorum.