8 Aralık 2013 Pazar

Soho'dan Greenmarket'e: Gökdelenler diyarı Manhattan-9

Yemeğin ardından Soho’yu turlamaya başlıyorum. Houston caddesinin güneyinde kalan bu semti kent halkı kısaca bu Soho (South of Houston) diye adlandırıyor. Village’ın ticarileşmesinden sonra kiralarını karşılayamayan sanatçılar Soho’nun terk edilmiş tavan aralarını mesken bellemişler. Şık butiklerin, sanat galerilerinin sıralandığı Soho sokaklarında bohem tavrın kültürel ayak sesleri hâlâ yankılanmakta.

Bölgenin ana caddesi Broadway’in üzerindeki Little Singer binası sevimli mimarisiyle etrafına renk katıyor. Venedik’teki Sansovino kütüphanesinden esinlenerek yapılan Haughwout binası ise dökme demir bir başyapıt. Çevredeki demir dökme binaların birçoğu moda devlerinin mağazalarına dönüştürülmüş. Artistik avangartların yuvası olan Soho’da Greene, Price Street, Spring caddeleri film setlerinin vazgeçilmez mekânları.
Soho’nun lüks mağazalarının vitrinlerinde son moda trendlerini inceledikten sonra metroya atlayıp soluğu Union Square’de alıyorum. 5. Avenue, Broadway, Madison Avenue’nun keşiştiği bu meydan 19. yüzyılda sosyal yaşamın merkeziymiş. Seçim zamanlarında ateşli konuşmalara sahne olan Union Square günümüzde de bu özelliğini sürdürüyor. Özgürlük heykelinin mimarı Bartholdi;  Amerikan bağımsızlık savaşında İngilizlere karşı savaşan Marquis de Lafayatte heykelini meydanın yanındaki parka yaparak ölümsüzleştirmiş.  
Her daim kalabalık bir meydan burası, etrafıma baktığımda şaşırtıcı bir manzarayla karşılaşıyorum. Bir grup satranç masalarını kurmuş ve yan kesici tehlikesine aldırmadan oyun oynuyor. Şehir dışından gelen çiftçiler ise birkaç adım ötedeki açık pazar Greenmarket’te mallarını satma telaşındalar.

Hiç yorum yok: