21 Ekim 2012 Pazar

Vladimirskaya'dan Yusupov Sarayına:Kuzey’in Venedik’i Saint Petersburg (12/14)

Dostoyevski müzesinden sonra Vladimirskaya kilisesini selamlayıp Fontanka nehrine varıyorum. Petersburg bir kanallar ve köprüler şehri, 42 ada üzerine kurulu şehirde, adalar arasında bağlantılar kanallarla ve kanalları bağlayan köprülerle sağlanıyor. Heykeller, göz alıcı sokak lambaları, dökme demir işleriyle süslü köprüler arasında dans eden kanallarda gezinirken şehir koca bir dejavuya dönüşüyor, birbirine nerdeyse tıpa tıp benzeyen tarih kokan caddelerde kayboluyorsunuz.
Fontanka nehri yürüyüşüne ara verip Yusupovsky bahçesinde biraz soluklanıyorum. Ortasında ufak bir göl olan bu bahçe kent halkının keyifle vakit geçirdikleri bir piknik alanı.
 Bahçenin az ilersinde ise Petersburg’un güzel kiliselerinden St. Nicholas’ın barok cephesi arz-ı endam ediyor. Yolun devamında ise kentin en özel mekânlarından biri var.

 
Ruslar için bale sanatın öte bir tutku, bir yaşam biçimi. İlk opera-bale salonu Büyük Katerina tarafından kurulduğu Mariinsky Tiyatrosu Petersburg’un Moskova’daki Bolşoy Tiyatrosuna bir cevabı adeta. 
Glinka’nın ‘Çar için bir hayat’ operasıyla perdelerini açan Mariinsky’de  bale izlemek kuşkusuz muhteşem bir deneyim.
Mariinsky’ın hemen karşında ise Rus klasik müziğin temellerini atan Glinka’nın heykeli, heykelin ardında ise Çaykoski, Prokofiev, Shostakovich gibi ünlü bestekârların mezun olduğu Rimsky-Korsakov konservatuarı yer alıyor.
Gün batımı suya akseden bina cepheleriyle güzelleşen kanallar arasından aşıkların meskeni arslanlı köprüyse ulaşıyorum.  Tekne gezisi yapanların şen kahkahaları kanallarda yankılanıyor. Moyka ırmağına bakan Yusupov Sarayı ise geçmişte yaşadıklarını çevresine hatırlatırcasına mağrur ve ağırbaşlı. zira burası Rus tarihinin ilginç kişiliklerinden birisi olan Rasputin ile anılan bir saray.
Çar'ın oğlu Aleksey hemofili hastalığın yakalanıp iç kanamalarını doktorlar tarafından durdurulamayınca son çare olarak mistik Grigori Rasputin saraya çağrılmış. Doğaüstü yeteneklere sahip olduğu iddia edilen Rasputin hipnotizma kanamayı önleyince bir anda kahraman olmuş.

Ünü artıkça siyasete de bulaşan Rasputin’in ömrü uzun sürmemiş, çarlık Rusyasında Rasputin'in ortadan kaldırılmasıyla beraber yönetimin düzeleceğine inananlar ünlü mistiği Yusupov Sarayında  zehirleyip, moykanın sularına atmışlar. Bu trajik olaya sahne olan sarayın İslami mimari esintileri taşıyan moorish odası görülmeye değer.
 
Uzun bir yürüyüşün ardından blini yemek için Bliny domik’e uğruyorum. Krep olarak bildiğiniz bu yemek Rusya’da çok beğeniliyor. Bliny domik kırk farklı blini yapan özel bir restoran. Mönüye bir göz attıktan sonra peynirli ve mantarlı blinileri seçip yanına bira alıyorum. Blinileri kadar dekorasyonu da güzel. Fiyatlar da makul, yolu St Petersburg'a düsenlere Bliny domik’e uğramalarını tavsiye ederim.

 

Hiç yorum yok: